Bluelight 550 E Kırıcı-Delici - 94.90 TL
LifeMax Oto Ses Sistemi - 79.90TL
Araç İçi 0to Priz 150 W - 26.90TL
Çift Kişilik Saten Nevresim Takımı - 62.50 TL
Bebek battaniyesi - 7.50 TL
Tek Kişilik Akrilik Battaniye - 16.50 TL
Bayan Hırka - 16.95 TL
Likralı Yüksek Bel Slip Korse 36-50 - 15.95 TL
Bay/ Bayan Bornoz - 26.90 TL
Bay Bot - 39.90 TL
El Havlusu 2`Ii - 6.95 TL
Banyo Havlusu - 7.50 TL
Oyuncak Çift Katlı Otobüs - 19.95 TL
Antifirizli 0to Cam Suyu 5 li - 4.50TL
Room Star 3 lü Oda Kokusu + Makine - 15.95 TL
717 views
A101 AKTUEL ÜRÜNLERİNİN BROŞÜRÜ YAYINLANIR YAYINLANMAZ SİTEMİZDEN TAKİP EDEBİLİRSİNİZ
449 views
Lazer Epilasyon günümüz teknolojisinde epilasyon konusunda gelinen en son noktadır. Lazer epilasyon ‘da amaç, kıl üretimini gerçekleştiren kıl kök hücresini lazer ışığı ile tahrip edip bir daha kıl üretmesini tamamen engellemektir.
Tahrip edilerek yok olan kıl hücresinin de bir daha kıl üretmesi mümkün olmadığından epilasyon yöntemleri arasında lazer epilasyon en iyi epilasyon yöntemidir.
Tüm dünyada, her gün milyonlarca kadın ve erkek istenmeyen tüylerinden kurtulmaya çalışmaktadır. İstenmeyen tüyleri olan her kişi için her yeni gün bir başka “tüylü” gün ve bunlardan kurtulmak için çaba demektir.
Aynı zamanda genetik, hormonal, ilaçlar ve diğer sebepler bağlı olarak ortaya çıkmış olan aşırı kıllanma sorunundan kurtulmak için de epilasyon uygulamaları yapılmaktadır.bu amaçla epilasyon uygulamaları mevcut kıllanma sebebinin tedavisi ile birlikte veya sonrasında uygulanmaktadır.
Tarih boyunca özellikle kadınlar vücutlarında istenmeyen kıllarla mücadele etmiş, kalıcı olarak bu kıllardan kurtulmak istemiştir.
Bu amaçla tarihsel olarak ağda, cımbız, iğneli epilasyon yöntemlerini uygulanıldı.
Tüm bu yöntemler uygulama zorluklarının olması ve kalıcı tedavi sağlayamadıkları nedeniyle yerini daha konforlu ve etkin tedavi yöntemi olan epilasyon uygulamalarına bıraktı. 90’ lı yıllarla bu yana tüm dünyada ışık enerjisi ile epilasyon uygulaması başarıyla ve güvenle uygulanıyor.
1 views
Doğum, kadın için en önemli yaşam olaylarından biridir. Doğum sonrası dönem aileye yeni bir üyenin katılması ile yeni bir düzenin kurulduğu bir dönemdir. İşte bu dönemde kadınların yaşadığı ruhsal çalkalanmalarla ilgili bilinmesi gerekenleri Amerikan Hastanesi Psikiyatri Bölümü’nden Dr. Gülçin Arı Sarılgan şöyle anlatıyor:
“Kadınlar doğum sonrası ilk yıl içinde, psikiyatrik hastalıklar (anksiyete bozuklukları, obsesif kompulsif bozukluk, depresyon ve nadiren psikoz) açısından anlamlı risk altındadır. Ancak depresyon bu hastalıklar açısından en baskın olduğundan doğum sonrası psikiyatrik hastalık dendiğinde ilk akla gelen doğum sonrası depresyondur. Sıklığı yüzde 5-20 olarak bildirilmekle beraber, genel bazal sıklığının yüzde 10 olduğu kabul edilir.
Doğum sonrası depresyon bulgularının, doğum sonrasındaki ilk günlerde sıklıkla görülen “Postpartum Blues ya da Lohusalık Hüznü”nden ayırt edilmesi güç olabilir. Postpartum Blues, yeni doğum yapmış annelerin yüzde 50-70‘inde görülen normal sınırda olan bir üzüntü veya endişe hali, kolay ve sık ağlama, en yakınlarına sıkıca bağımlılık tablosu şeklinde ortaya çıkar.
Bu durum genellikle en fazla 10 gün sürer ve belirtiler kendiliğinden yakınların sosyal desteği ve ilgisiyle kaybolur. Lohusalık Hüznü’nün sebepleri; kadında doğumla birlikte ani gelişen hormonal değişiklikler, doğum süreciyle ve bebekle ilgili endişeler ve annelik rolünün kadına getirdiği sorumlulukların farkındalığı sayılabilir. Daha nadir olarak doğum yapan her 10 kadından birinde daha şiddetli bir depresyon tablosu gelişebilir. Doğum sonrası depresyon genellikle daha geç 2.-8. haftalar arası başlar ve en çok bir yıl kadar sürer. Tedavi görmeyen kadınlarda 3 ay ile 1 yıl arasında kendiliğinden düzelebilir. Annenin bebeğine karşı ilgisizliği veya hostil duyguları ön plandadır. Anne bebeğine yeterli bakımı vermemekten ve hatta bebeğine zarar vermekten korkabilir.
Ağır depresif belirtiler yanında intihar düşünceleri ya da girişimleri görülebilir. Doğum sonrasında ortaya çıkan ağır bir depresyon, kadının ileriki yaşamını da etkileyecek Bipolar Bozukluk-Manik Depresif Hastalığın ilk atağı da olabilir. Bu nedenle doğum sonrası depresyon geçiren kadınlar psikiyatri uzmanı tarafından uzun süreli olarak izlenmelidir.
Bazı risk etmenlerini taşıyan kadınlarda doğum sonrası depresyonun daha sık görüldüğü bilinir. Bu risk etmenleri kadının ya da eşinin işsizliği, sosyal desteğin yetersiz olması, evlilik sorunları, beklenmedik yaşamsal olaylar (ölüm, ayrılık gibi), planmamış gebelikler, multiparite, daha önceki gebeliklerde depresyon geçirilmesi, yüksek riskli gebelik yaşamış olması, kayıpla sonlanan gebelik ve doğum deneyimleri, erken anne-bebek ayrılığı ve bebeğin bakımı ile ilgili duyulan kaygılardır. Annenin ailesinde geçirilmiş “Doğum sonrası Depresyon” öyküsü de riski artıran bir etmendir. Bir ya da daha fazla risk etkeni taşıyan kadınların doğum sonrası depresyon için taranması önerilir. Tarama için en sık kullanılan yöntem Edinburgh Postpartum Depresyon Skalası’dır.
Biyolojik faktörler, gerek genetik gerekse hormonal, yeni doğum yapmış olan kadının anksiyete eşiğinin düşmesine, günlük stres yaratan durumlarla daha zor baş etmesine sebep olur. Genetik etkenlerin üstünde durulmasının sebebi postpartum depresyon gelişen kadınların birinci derece akrabalarında mizaç bozukluğu oranının normal popülasyona göre daha yüksek olmasıdır.
Hormonal sebepler incelendiğinde, bazı veriler östrojen hormonunun rolü olduğunu düşündürse de yapılan araştırmalar bunu desteklemedi. Gebelik boyunca yüksek olan östrojen düzeylerinin doğumla birlikte ani düşmesinin postpartum depresyon ile ilgili olmadığı görüldü. Kortizol düzeyinin etkisini değerlendiren arştırmalarda da anlamlı bir sonuç çıkmadı. Bazı araştırmacılar, doğum sonrası geçici tiroid disfonksiyonunu doğum sonrası depresyon ile ilişkilendirdiler. Depresif mizacın tiroit bozukluğu ile ilgili olabileceği düşünülür.
Doğum sonrası depresyon ele alındığında anne sütü ile beslemenin olumlu ve olumsuz etkileri olabilir. Anne sütü veren kadınlar, kendilerine ayıracak zamanlarının çok az oluşu, emzirme nedeniyle uykusuz kalmaları, ilaç kullanmaları gerektiğinde bebeğe zararı olacak endişesi duymaları gibi nedenlerle kolaylıkla negatif duygu durumuna girebilirler. Bunun yanında anne sütünün hızla kesilmesinin bazı hormonal değişiklikler yoluyla depresif belirtileri daha da kötüleştirdiği düşünülür. Yapılan bir çalışmada doğum sonrası depresyonu olan ve anne sütü kesilen 51 kadından yüzde 83′ünde depresyonun anne sütünün kesilmesinden sonra başladığı, 17′sinde ise depresyona bağlı olarak anne sütünün kesildiği, ayrıca depresyonun ağırlığının anne sütü ile besleme süresini anlamlı olarak etkilemediği gösterildi.
Doğum sonrası depresyon sık görülmesine karşın çoğu kez tanı konulamaz. Bu durumun başlıca nedenleri kadının negatif duyguları nedeniyle kendini yalnız hissetmesi veya kaygılarından utanması, rutin kontrol için çağrıldığı doğum sonrası 6. haftaya kadar doktorla görüşme olanağı bulamamış ya da hangi bölüme başvuracağını bilememiş olması, yeni doğan bebeğin verdiği heyecanla yakınmalarını dile getirememesi olabilir. Ayrıca çevrenin ilgisinin daha çok yeni doğan bebek üzerinde oluşu sebesibiyle doğum sonrası depresyonu atlanabilir.
Ülkemizde doğum sonrası depresyon ile ilgili yapılan çalışmalar oldukça yetersizdir. Çok merkezli ve büyük sayıda gebenin doğum sonrası takibi ile yapılacak çalışmalar ile Türk toplumuna özgü risk faktörleri daha net saptanabilir. Sağlık çalışanları, anne ve bebek için ciddi tehdit oluşturan bu hastalığa karşı daha duyarlı olmalı ve uygun müdahale zamanında yapılmalıdır. Doğum sonrasında annenin uyku düzenini sağlamak konusunda anneye yardımcı birinin varlığı ile çoğunlukla annedeki kaygılar ve hüzün hali kendiliğinden kaybolur. Ancak bazen doğum sonrası depresyon belirtilerinin şiddeti çoğalabilir, bu durumda annenin emzirmeyi bırakması önerilir ve antidepresan tedaviye başlanır.
Hasta yakın takibe alınır ve ayrıca hastanın eşiyle de görüşme yapılarak durumu hakkında bilgi verilir. Destekleyici terapi uygulanır. Tablonun şiddetli olduğu bazı durumlarda psikiyatrik hospitalizasyon düşünülebilir. Depresyon çok şiddetli ise elektroşok tedavisi düşünülebilir. Eğer doğum sonrası depresyon erken dönemde ve yeterince tedavi edilmezse, yıllarca sürebilen tedavisi zor bir hale dönüşebilir.”
2 views
Şekerbank, 300 lira dosya masrafıyla 3-12 ayvadede yüzde 1,30, 13-60 ayda yüzde 1,40faiz uygulayacak
Bedelli askerlik yapabilmek için kredi kullanmakisteyenlere yönelik bu imkanı sağlayanbankalardan olan Şekerbank, bedelli kredisi için 3-12 ay vadede kredi faiz oranını yüzde 1,30, 13-60 ay vadedeki faiz oranını ise yüzde 1,40 olarak belirledi.
Şekerbank’tan bedelli kredisi kullanmak isteyenler ayrıca 300 lira dosya masrafı ödeyecek.
Bedelli ve dövizle askerlikle ilgili düzenlemeleri içeren Askerlik Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı, TBMM Başkanlığına sunulurken, tasarıya göre, 30 yaşından gün almış yükümlüler 30 bin lira bedel ödemek ve temel askerlik eğitimine tabi tutulmamak suretiyle askerlik hizmetini yerine getirebilecek.
Bedelli askerlikten potansiyel olarak yararlanabileceklerin sayısının yaklaşık 400 bin olduğu belirtiliyor.
DenizBank’tan bedelli askerlik kredisi!
DenizBank, bedelli askerlik hizmetinden faydalanmak isteyen asker adaylarına 60 aya varan vade seçenekleriyle, masrafsız ve 3 ay ötelemeli kredi imkânı sunuyor.
Sahip olduğu finansal portal anlayışıyla müşterilerinin ihtiyaçlarına uygun yenilikçi ve özel çözümler sunan DenizBank, bedelli askerlik kapsamında kredi kullanacak asker adaylarına özel 60 aya varan vade seçenekleriyle, 3 ay ötelemeli ve masraf derdi olmadan ihtiyaçlarını karşılama imkânı sunuyor. DenizBank’ın bedelli askerlik kredisi ile asker adayları ihtiyaçlarını kolaylıkla karşılayabilecek.
DenizBank Perakande Bankacılık Grubu Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Ertürk, bedelli askerlik kredisi ile ilgili olarak şunları söyledi: “DenizBank olarak bedelli askerlik kredi çalışmalarına başladık. Yasanın çıkması ile birlikte, asker adaylarına masrafsız ve ertelemeli kampanyamız ile hizmet vereceğiz.”
Masraf yok, üstelik 3 ay öteleme imkânı var
Ertürk, “DenizBank’ın yeni kredisinde asker adayları nakit ihtiyaçları için kredilerini masrafsız kullanabilecekler. Böylece askerlik hizmetini yaptıkları dönemde ve sonrasında ödeme sıkıntısı yaşamamaları için ürünümüzü 60 aya varan vade seçenekleriyle, 3 ay ötelemeli olarak sunmayı planlıyoruz. Başvuru için tüm adaylarımızın DenizBank şubelerine uğramaları yeterlidir.” dedi.
YAPI KREDİ
Yapı Kredi, bedelli askerlik uygulamasından faydalanmak isteyenler için özel bir ihtiyaç kredisi sunuyor.
Bankanın yazılı açıklamasına göre, bedelli askerlik uygulamasından faydalanabilecek kişiler, 30 bin liraya kadar 60 aya varan vadelerde yüzde 1,49 faiz oranıyla masrafsız kredi kullanabilecek. İsteyenler, yüzde 0,59′dan başlayan faiz oranlarıyla düşük masraflı kredi seçeneğinden faydalanabilecek.
GARANTİ BANKASI
Garanti Bankası, bedelli askerlik yapmak isteyenler için 500 liradan başlayan taksitlerle kredi sağlayacak.
Bankadan yapılan açıklamaya göre, 30 bin lira bedelli askerlik ücreti için yüzde 1,46 faiz ve 60 ay vadeyle dosya bedelsiz kredi verilecek.
Krediyi kullanan müşteriler, ilk yıl sadece 500 lira taksit ödeyecek ve sonraki yıllarda taksitleri oransal olarak artacak. Müşteri tercihine bağlı olarak eşit taksitli veya kademeli farklı taksit alternatifleri de olabilecek.
Bankanın kredi seçenekleri arasında 60 ay vade, yüzde 1,42 faiz oranı ve 250 lira dosya masraflı olanı da mevcutken, 60 ay vadede yüzde 1,46 faiz oranıyla 30 bin lira kredi kullanacaklar ilk 12 ay 500,15 lira, 13-24 ay 650,20 lira, 25-36 ayda 845,25 lira, 37-48 ayda 1.098,83 lira, 49-60 ayda 1.428,48 lira ödeyecek.
30 bin lirada yüzde 1,45 faiz oranıyla 60 ayda ise kredi kullanan ilk 12 ay 700,69 lira, 13-24 ayda 763,75 lira, 25-36 ayda 832,49 lira, 37-48 ayda 907,41 lira ve 49-60 ayda 989,08 lira taksit ödeyecek.
Yüzde 1,46 faiz oranıyla 60 ay vadede eşit taksit miktarı ise 812,01 olurken, yüzde 1,42 faiz oranıyla 250 lira masraf alındığında taksit tutarı aylık 802,31 lira olacak.
500 liradan başlayan ve yüzde 1,46 faiz oranının uygulandığı kredilendirmede sigorta ve vergi dahil ücretler toplamı 235 lira olurken, kredinin aylık toplam maliyeti yüzde 1,78′i, yıllık toplam maliyeti ise yüzde 21,33′ü bulacak.
Yüzde 1,45 faizli, yine 235 lira sigorta ve vergi dahil ücretler toplamı olan kredilendirmede aylık toplam maliyet yüzde 1,77, yıllık toplam maliyet yüzde 21,23 olacak.
Garanti Bankası’ndan 30 bin lira bedelli kredi çeken bir kişi yüzde 1,46 faiz oranıyla 60 ayda toplam 54 bin 274,92 lira, 1,45 faiz oranında ise 50 bin 321,04 lira geri ödeme yapacak.
Eşit taksitlide ise yüzde 1,46 faiz oranında 48 bin 720,60 lira, yüzde 1,42 faiz oranında ise toplam 48 bin 138,60 lira geri ödeme söz konusu olacak.
-TEB-
Türk Ekonomi Bankası (TEB) da ”Önce TEB şubesi sonra askerlik şubesi” kampanyası ile bedelli askerlik yapacaklara özel, yüzde 1,40 faiz oranıyla 36 ay vadeli kredi sunacak.
-Anadolubank’tan ilk 3 ay ödemesiz bedelli askerlik kredisi
Anadolubank, bedelli askerlik hizmetinden yararlanmak isteyen asker adaylarına ilk 3 ay ödemesiz bedelli askerlik kredisi veriyor.
Anadolubank’tan yapılan açıklamaya göre, Anadolubank bedelli askerlik kredisini 60 aya varan vadelerde aylık yüzde 1,44 faiz oranı ile ihtiyaç sahiplerine sunuyor.
Bedelli askerlik kredisi başvurusunda bulunacaklar için 3 ay ödemesiz ve daha düşük taksitlerle başlayan ödeme planı alternatifleri de bulunuyor.
8 views